1 Temmuz 2011 Cuma

Bugün Yengeç Burcunda Güneş Tutulması- Solar eclipse in the sign Cancer Today

Solar Eclipse Geometry

Yarından itibaren Lesbos'tayım. Bir seminere katılıyor olacağım. Bu günlerde yazabilme şansım olacak mı bilmiyorum..Sadece haber vermek istedim:)

Sevgilerimle

1 Temmuz 2011 Cuma günü, sabah 11:39 civarında Yengeç burcunda Güneş tutulması gerçekleşiyor. Haziran başından beri üst üste deneyimleyeceğimiz üçüncü tutulma olacak bu ve oldukça gerilimli etkiler altındayız.
Önemli değişimler ve bazı şeyleri kırabilmemiz  için bazen gerilimli enerjilere de ihtiyacımız var…
Yengeç burcu  21 Haziran gündönümü ile başlar. En uzun gün ile ışığın gücünü yansıtır bize. İnsanlığa açılan kapıyı temsil eder! Mısır’da Siriüs ve İsis ile ilişkilendirilmiştir.  Birçok kutsal metinde ve Kuran'da sözü edilen Sirius, yeryuzundeki bircok uygarlık icin de en kutsal yildiz olmustur. İsis ise sevgisi tüm insanlığı kapsayan Yüce Anne Tanrıça’dır. Görünmeyen, derinde olan, Ay’ın gizeminde saklı olan dişi güçtür İsis… ve bu tutulmada İsis enerjisini hissetmeye başladık hepimiz.  
Yeni enerjilerin, yeni kavramların, güç kavramının eski bilgisinin yeniden doğumu“ içindeyiz. İsis’in gücünün yeniden doğumu içindeyiz ve Yengeç tutulması ile bu olguyu çok daha güçlü bir şekilde hissedeceğiz.
Güç kavramının eski bilgisi nedir? Enerjilerin dişi enerji tarafından yönetilmesidir aslında.  Dişi tarafımız zihinden bağımsız olarak Tanrısallığımızla bağlantılı olan yönümüzdür... Enerjilerin zihnin ve dış dünyanın yönlendirilmelerinden bağımsız olarak yönetilmesi, güç kavramının eski bilgisinin geri gelişidir bir anlamda. Kadın veya erkek olmakla ilgisi yok bunun elbette, dişi ve eril enerjilerimizle bağlantısı var.
Enerjilerin yönetilmesi nedir? Doğuştan gelen en büyük hakkımız olan, yaşamımızı yaratabilme mucizemizdir! 
İçine doğduğumuz sistem bize yaşamımızı yeniden ve yeniden yaratabileceğimizi öğretmediği gibi, bizi bu en doğal mirasımızdan da uzaklaştırdı. Dış dünyaya bağımlı hale geldik. Toplumun onayladıklarını yapmak zorunda hissettik. Kendimizden uzaklaştık. Uykudayken yürüme bandında yürüyen  kişiler haline geldik.
Ve gün geldi uyanmaya başladık. Gökyüzü enerjilerinin seslenişlerini duymaya başladık. Olumsuz kehanetlerin gerçekleşmeyebileceğini görmeye başladık. Yaşamda pek çok ama pek çok seçeneğimiz olduğunu ve bu seçeneklerle yolumuzu her an yeniden ve yeniden yarattığımızı fark etmeye başladık. Bize uygun olmayan ortamlardan ayrılmaya başladık. Bizi tüketen ilişkileri sonlandırmaya cesaret ettik. Bize  ölüm kalım savaşı gibi gelen deneyimlerin içine girdik ve yine de hayatta kaldık…Bizi artık geliştirmeyen işimizi, tüm korku fısıltılarına, ‘başka iş bulamazsın’lara rağmen bıraktık ve ayakta kaldık!
Sevginin esas kendimizi sevmekten geçtiğini, ancak bu şekilde Tanrı’yı ve O’nun suretinde tüm canlıları sevebileceğimizi anlamaya “başladık”. Sevgiyi anlama yolculuğundayız, henüz bu konuda mezun olmadık.
Kendimizi fark etmeye, gerçekte ne istediğimizi kendimize sorma cesaretini bulmaya başladık. Bu yolculuğun “kendi” yolculuğumuz olduğunu, aslında baştan beri her şeyi yaratmış olduğumuzu, sorumluluğun hep bizde olduğunu anlamaya başladık.
Ama yarattıklarımızdan hoşnut değildik çoğunlukla…Bir gün baktık ki, kendimizi sahiplenmeden ilerlemişiz kişisel evrenimizde, kişisel yolculuğumuzda.  Kendimizi sahiplenmenin ne demek olduğunu hiç bilmemişiz! Ve öyle yaratmışız kişisel yolculuğumuzdaki tüm araçları.
“O zaman evrensel sistem dahilinde, enerjileri bilinçli olarak yönetebiliriz” dedik…
Ve şimdi Yengeç burcundaki bu çok güçlü tutulmanın arifesinde, enerjileri bilinçli bir şekilde yöneterek, kendimizi bir anlamda yeniden yaratmanın eşiğindeyiz. Yengeç’in konuları olan sevgi ve şevkat ile…
Ama önce kendimize sevgi ve şevkat ile. Çünkü biz kendimize sevgi ve şevkat duymuyorsak eğer, başkalarına duyduğumuz sevgi ve şevkat yerine tam olarak ulaşmıyor! Ebeveynlerimizden biliriz bunu çoğumuz! Neden olduğunu anlamadan içimizi acıtmıştır bazen bize yansıyan sevgileri…
Sevgi ve şevkat enerjisiyle ilgili çok önemli! olan bir diğer açılım ise içimizdeki dişinin, içimizdeki erile duyduğu şevkattir arkadaşlar. Bunu bir önceki tutulma yazısında da paylaşmıştım. Gittiğimiz dönemin en önemli gerçeklerinden biri, İsis yarasının şifalanma sürecinin içinde oluşumuzdur. Bu şifalanma, dişinin erile olan sevgi, kabul ve şavkatinden geçiyor…Bu olgu, doğal olarak dünyasal ilişkilerimize de yansıyor. Pek çoğumuz hayatımızdaki bazı erkeklere şevkat duymaktayız son dönemde.
Şifalanan dişi enerjimiz eril enerjiden yardım ve destek almaya da açacaktır kendini. Erille savaşmayı bırakacaktır. Dişi enerjimizin en büyük ihtiyacıdır bu…
Bir önceki tutulma ile  geçmiş  enerjiler tetiklenmişti, hepsi üstümüze gelmeye başladılar sanki…Pişmanlıklar, suçluluk duyguları, parayla ilgili konular, alınan kararları sorgulama gibi…
4 taraftan çekildiğimizi hissediyoruz. Bloke olmuş gibiyiz. Duygusalız. Gözümüz sürekli  yaşlı. Bazılarımız zor deneyimlerden geçiyoruz, bazılarımız  yakınlarımızın zor deneyimlerine şahit oluyoruz ve hassasız, bazılarımız ise içsel olarak zorlanıyoruz…
Sanki bir sınavdayız arkadaşlar Yengeç tutulması öncesinde…Gençlerimizin tuvalete bile gidemeden girdikleri sınavlar gibi bir sınav bu …Kısıtlanmış hissediyoruz.
Ay’ın küçülme evresindeyiz. bu günlerde 1 Temmuz tutulmasına kadar. Bu dönem parçalanma, tekrar yapılanma ve yansıma zamanıdır.  Duygularımızın içine düşmeyelim, “semanın aklını” kaybetmeyelim!:J
İki ayrı evren var sanki içimizde iç içe geçmekte olan…Biri çok dünyasal, diğeri yuvanın sevgisinde…İkisi arasında sıkışmış gibiyiz…Bir taraftan dünyasallığımız depreşti, diğer taraftan Öz’ümüzün sevgisine olan özlemimiz.  Sabredelim…dengeleyeceğiz:J
Karışık duygular içindeyiz ama ortak bilincimizdeki uyanışımız çok önemli….Merkezimizde kalabilmeliyiz. Bunun için Boğadaki Jupiter’den  ve Balık’taki Neptün’den ve Şiron’dan yardım ve şifa alıyoruız.
Tutulma enerjisi oldukça gerilimli olsa da,  enerjilerin yazı ve turaları var.  Hangi tarafını seçeceğimiz ortak bilincimizde saklı…
Geçtiğimiz tutulmada Güney Ay Düğümü ile Güneş kavuşumdaydı, bu tutulmada ise Güney Ay Düğümü ve Venüs kavuşumdalar…Yani, geçmiş ve ortak bilinçaltımızda kayıtlı olan  enerjiler Venüs gezegeni ile birleşiyor. Genel olarak ilişkilerimizle, dişi enerjimizle, sevgi-aşk-finans konularıyla ilgili eski ve kayıtlı olan deneyimler tetiklenmiş olabilir, bunlara çekilmeyelim…Örneğin sevilmediğimizi düşünmek, kıskançlıklar ve güvensizlikler, kaybetme korkularının içine girmek, değersiz hissetmek, sevgiye ve mutlu bir ilişkiye kendimizi layık görmemek, maddi sıkıntılar içine yeniden girme tehlikesi,  işle ilgili problemler vs..Ve en önemlisi İsis’in yarasını hissetmemiz… Çok yol aldık! Regresyona çekiliyormuşuz gibi hissedebiliriz, dikkat  edelim:J Böyle hissettiğimiz taktirde bilelim ki, evren bu eski kayıtları dönüştürerek geleceğe taşımamızı hatırlatıyor bize…Geçmişin bilgilerini ve geçmişin zorlayıcı kayıtlarını dönüştürerek geleceğe taşımak üzere yardım alıyoruz. Lütfen değerlendirelim.
Güney Ay Düğümü ile birleşen Venüs,  Ceres ile açı yapıyor. Çocuklarımıza olan bağımlı sevgiyi, dişi enerjimizi en çok annelikle yaşama ihtiyacımızı, çocuklarımıza ve eşimize olan anneliğimizi hatırlatıyor bize gökyüzü enerjileri. Dişi enerji bir zamanlar kaybettiği dişi gücünü sadece annelikle geri almaya çalışmaktan , annelik haricinde yaşadığı kadınlıktan duyduğu suçluluktan özgürleşmeli!…Eril enerji ve içine doğduğumuz sistem de, dişi enerjiyi “sadece annelikle onurlandırmaktan” özgürleşmeli!.....Evet her kadının içinde bir anne var, ancak her kadının içinde aynı zamanda çok güçlü bir dişi olan Venüs var…Bunların toplamı olan İSİS var…
Dişi ve eril enerjimizi, yani kendimizi, sevgiyle ve şevkatle sahiplenerek adım atalım  Yengeç tutulmasına.
Çünkü  bu tutulma yeni bir kaba geçmemiz için destek veriyor bize. Kutsal kasemizi yeniden dolduruyoruz. 2019 yılıana kadar Yengeç burcunda yeni bir tutulma olmayacak, bunu değerlendirelim:J)
Venüs ile açı yapan Ceres bize aynı zamanda toprak ananın ve döngülerinin gücünü hatırlatıyor. Tüm şifanın doğadan ve içimizdeki iyileştirme gücünden kaynaklandığını hatırlatıyor. Bu anlamdaki eski bilgileri yeniden ve güçlü bir şekilde gündeme getiriyor. Ayrıca soruyor bize: Duygusal ve fiziksel olarak nasıl besleniyoruz ya da beslenemiyoruz?
Tüm bu bilgiler sorgulama tarzında yükseliyor içimizden. O yüzden de hassasiyet ve suçluluk duyguları içinde olabiliriz, bunu  abartmayalım.
Ayrıca, dünya anaya destek vermemizi işaret ediyor bize enerjiler. Çok yüksek ve gerilimli aynı zamanda çok değiştirici bir tutulmaya gidiyoruz,. Ay’ın Güneş’in ışığını yansıtması gibi,  bizler de gelen çok güçlü enerjileri alalım ve birlikte yol aldığımız dünya anaya desteğimizi aktaralım arkadaşlar.
Tanrıca İsis, pek çok yerde Ay’ın evrelerini işaret eder şekilde resmedilir. Bu ay özellikle bu evreleri değerlendirelim.. Zaten farkında olmasak da etkisi altındayız.
Birinci çeyrek Yeniay ile başlar, Yeniay Güneş tutulmasıyla birleşiyor 1 Temmuz’da. Güneş ve Ay Yengeç burcunda aynı derecede birleşiyorlar.  Dişi ve eril enerji birleşiyorlar. Yeniay süreci; gelişimleri destekleyen, yeni enerjilerin ve fikirlerin üretildiği yeni başlangıçlar zamanıdır. Işığın tekrar doğuşunu temsil eder, özellikle bir tutulma ile birleşirse, 1 Temmuz’da olduğu gibi. Yeni bir ışığın doğumuna gidiyoruz…
Ay buyudukce basladigimiz isimizi, projemizi daha da hareketlendirebiliriz.  8 Temmuz’da sabah 09:31 gibi Terazi burcunda büyüyen Ay gerçekleşiyor, bu anlamda değerlendirebiliriz.
Ay’ın dolunay evresi ise tamamlanma, gozden gecirme, gerekli elemeleri yapma, bizi engelleyen hususlari fark etme donemidir. .Dolunay 15 Temmuz’da  sabah 09:41 gibi Yengeç burcunun karşı burcu ve  partneri olan Oğlak’ta gerçekleşiyor.  Bu ayki dolunay da oldukça önemli bu yüksek tutulma enerjilerinin altında. Tutulma ile yeni bir ışığın doğumu tetikleniyordu. Bizi geri çeken hususlar varsa eğer, ipleri çok uzamış şekilde sarkıyor olacaklar. Partnerlik konuları da aydınlanıyor aydınlatıyor bu şekilde.  Çocukluk kayıtları da aydınlanıyor  ışıl ışıl! Ben kendi biricikliğimi ne zaman kapattım, ben kendi ışığımı ne zaman kıstım? …Nasıl bir kozmik tohum olduğumu ne zaman unuttum? İçine doğduğum sistemin bilgisayar programı hangi yaşımda yüklendi bana?  Bizi geriye çeken ipleri keselim gitsin bu dolunayda fark ettiklerimizle:J Ve yine eril tarafımıza sevgi, şevkat göstermenin tam sırasıdır. Tüm bu geri çekişler ve sistemin fısıltıları eril enerjimiz kanalıyla ulaşıyor bize. Oysa artık dişi enerjimiz ve sezgilerimiz çok daha güçlenecek gittiğimiz dönemde.
Dolunayin ardindan Ay kuculmeye baslar ve isigini azalttikca, bizler de dolunayda fark ettiklerimizi kucultme, azaltma, sonlandirma yapabiliriz, tikaniklarimizi acabiliriz. 23 Temmuz’da sabah 08:00 civarında Boğa burcundaki küçülen Ay’ıdeğerlendirebiliriz.
Bu ay bir ikinci Yeniay da 30 Temmuz’da 21:41 civarında Aslan burcunda gerçekleşiyor. Aslan alanımızda yeni bir tetiklenmeye işaret ediyor.
Tutulma enerjisine gerilimli diyoruz…Öncü burçlar olan Koç, Terazi, Oğlak ve tabii ki Yengeç burçlarını güçlü olarak etkiliyor  tutulma.  Ancak bu gerilim ve dört bir taraftan çekilme öncü burçlarda olduğu için daha şanslıyız.  Yeni başlangıçlara çekiliyoruz çünkü! Zor deneyimlerle olması gerekmiyor bu yeni başlangıçların…İçimizde dört mevsim de aynı anda ve iç içe gerçekleşiyor sanki şu anda, bunun gerilimini yaşıyoruz ve 16 Temmuz’a kadar bu gerilimli enerji devam ediyor. Titreşimimizi yükseltecek ve bize iyi gelen aktiviteler içinde olalım.
Yengeç kabuk değiştirmekten ve değişimden hoşlanmaz. Çok incinebilir olur, yara alabilir bu dönemde…Bizler de öyleyiz şu anda. Tutulmayla birlikte yeni kabuklarımıza, yeni kabımıza, yeni beden titreşimlerine! adım atıyoruz…Bu anlamda da oldukça önemli bir tutulma enerjisi altındayız.  Farkında olalım, merkezimizde kalalım,  en yüksek ruhsal ve bedensel şifamıza niyet edelim. Güçlü ve olumlu değişimler deneyimleyebiliriz.
Fiziksel ve duygusal olarak nasıl beslendiğimizi ya da beslenemediğimizi fark ediyoruz bu günlerde. Neleri revize etme ihtiyacındayız bu anlamda?
İlk ilişkimiz Ay enerjimizle, annemizle…bu ilişkiyi ve anne rahmi kayıtlarını yuvasını her yere taşıyan yengeç gibi taşıdık…Eski enerjiyi dönüştürerek geleceğe aktarma zamanı artık.
Bu güne kadar gerek soy enerjimizle, gerek çocukluk kayıtlarımızla ilgili hep olumsuzluklara odaklandık ve onları temizlemeye niyet ettik. Tutulmadan önceki bu son gece (30 Haziran Perşembe) karanlıklarımızı “noktalamak” için fırsat var evrenden.
1 Temmuz’da ise, artık dünyasal ve evrensel soyumuzdan gelen olumlu etkilere çevirelim odağımızı. Kapanmış olan çocukluk ışığımızı yeniden açmaya niyet edelim!. Evren bizi sevgiyle ve şevkatle kucaklıyor olacak. İsis bizi sevgiyle ve şevkatle kucaklıyor olacak. Eski sistemin rahminden çıkarak, yeni kabuğumuza, kabımıza, yeni beden titreşimlerine, nasıl bir kozmik tohumsak öyle doğmaya niyet edelim. Fark edelim ya da etmeyelim, bunun etkisini önümüzdeki dönemlerde göreceğiz. Anlamaya ve  zihnimizle tanımlamaya  odaklanmayalım yaşadıklarımızı ve yaşayacaklarımızı artık…Bundan sonraki dönemde deneyimlerimizi tanımlayabilmek gittikçe zorlaşabilir:J
Sadece izin verelim oluşa ve hep birlikte doğacağımız yeni bir insanlık bilincine doğru yol almaya…
Sevgi ve ışıkla,
Serpil Doğançay

MİRA
Hamiyet Yüceses Sok. Aslanoğlu Apt. A Kapısı. Daire 6. Suadiye
532 342 84 18

*

Today there is an important solar eclipse in the sign Cancer, if you would like to know more about how it will effect you, you can go to Susan Miller's wonderful web-site www.astrologyzone.com and select your sign to read it..

From tomorrow onwards I will be in Lesbos for at least a week attending a workshop, I don't know whether I will be able to write in these days..Just to let you know:))

With My Love 

Ortaköy'de Bir Gün - One Day in Ortaköy

                                                                Güvercinler - Doves








Ve en sonunda Candancığımla tatlı bir sohbet House Cafe'de..Daha ne olsun..
*
And at the end having a wonderful chat with dear Candan. What else could one wish..

Sevgilerimle
*
With My Love

29 Haziran 2011 Çarşamba

Kim Söyleyebildi - How Could Anyone

                                        

HOW COULD ANYONE

HOW COULD ANYONE EVER TELL YOU
YOU WERE ANYTHING LESS THAN BEAUTIFUL?

HOW COULD ANYONE EVER TELL YOU
YOU WERE LESS THAN WHOLE?

HOW COULD ANYONE FAIL TO NOTICE
THAT YOUR LOVING IS A MIRACLE?

HOW DEEPLY YOU’RE CONNECTED TO MY SOUL.


Words and music by Libby Roderick c 1988
*
KİM SÖYLEYEBİLDİ?
KİM SANA GÜZELDEN DAHA AZ OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLDİ?
KİM SANA BÜTÜNDEN DAHA AZ OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLDİ?
KİM SENİN SEVGİNİN BİR MUCİZE OLDUĞUNU GÖRMEYİ BAŞARAMADI?
RUHUMA O KADAR DERİNDEN BAĞLISIN Kİ..

Güfte ve beste Libby Roderick 1988

Bu şarkıyı ilk defa San Diego'ya Louise Hay öğretisi için gittiğimde dinlemiştim. Daha sonra çeşitli yerlerde dinledim. Kalbime çok dokunan bir şarkıdır, paylaşmak istedim.
*
The first time I have listened to this song was, when I went to San Diego to participate in a workshop based on Louise Hay teachings. Afterwards I heard it in several places. This song touches my heart. I just wanted to share it.

İçimdeki çocuk korkup sindiği yerden çıktı sonunda..Ve çok yaralıymış, şu an sürekli bir şeylere ağlıyor. Yıllardır ebeveynlerden uzak olsam da, içimde yaşatıyormuşum onları.
O çocuğa içimden ebeveynlerimin davrandığı gibi davranıyormuşum. O da o kadar korkup kaçmış ki, saklanmış benden yıllarca..Şimdi ebeveynlerimin içimdeki sesini duyuyorum. Onları izliyorum. Ama çocuğumu onlardan koruyorum. Ona aradığı korumayı, şefkati ve anlayışı sunuyorum. Ve yıllar sonra, birçok yarayla dolaşan çocuğum ortaya çıktı nihayet ve şimdilik çok duyarlı..Hemen ağlıyor, ona da izin veriyorum..Onu çok seviyorum, hep koruyacağıma da söz veriyorum. Ya siz?
Sevgilerimle
*
The child within me finally came out the place were it was hiding due to its fears. And it is very hurt. Nowadays it cries permanently about some issues. Although I am living far away from my parents, it seems I kept them alive inside me. I was taming the child they once did. The child got so afraid that it run away, it was hiding from me for years. Nowadays I hear the voice of my parents inside me, I watch it. But I protect my child from it . Instead I give it the compassion, protection and tolerance that it was longing for. And after years the child came out at the end with lots of wounds and it is very sensitive, for now. It starts to cry immediately and I let it cry. I love the child very much and promise to protect it always. What about you?
With My Love

28 Haziran 2011 Salı

JAMES SWARTZ on relationships- JAMES SWARTZ ile ilişkiler

Tünel'de Eşcinsel Protestosuna denk geldim..
 *
I came across the gay movement in Tünel

 

Do you have a realistic view of relationships?

İlişkilere bakış açın gerçekçi mi?


Being in a relationship doesn't make you any happier than not being in one. The spiritual issue is always whether or not you have a realistic view of relationship…what it can do for you and what it can’t. 

Bir ilişkide olmak seni, ilişkide olmama durumuna göre daha mutlu yapmaz.Ruhsal bakış açısı her zaman ilişkilere gerçekçi bakıp bakmadığın ile ilgilidir. Senin için ne yapabileceği ve ne yapamayacağı ile ilgili..

The upside and the downside of relationships

İlişkilerde madalyonun iki yüzü

The upside always cancels the downside.  There are advantages and disadvantages to both being in one and out of one.  You don’t get over on yourself by relationship or non-relationship. 

İlişkilerde nadalyonun bir yüzü diğerini götürür her zaman. İlişkide olmanın ve olmanın her zaman avantaj ve tezavantajları vardır. İlişkide olmak veya olmamak kendinden kaçmanı sağlamaz.

It’s about the relationship and not the person..Konu ilişkidir, diğer kişi değil


If you want a successful relationship both people have to surrender to the relationship, not to each other.

Eğer başarılı bir ilişki istiyorsanız, iki kişi de kendlerini birbirlerine değil, ilişkiye adamalıdır.

Are you looking for a relationship to solve your problems?

Bir ilişkiyi sorunlarınızı gidermek için mi istiyorsunuz?

I’m not saying don’t have a relationship.  Have one.  But don’t think it is going to solve any problems.  It will just create new ones.  This is so because you are the problem.  You don’t seem to be able to just let things be and enjoy them for what they are.  You want it a certain way.  And the sad fact is that life really doesn’t care how you want it.  It is going to give you what it wants to give you whether you like it or not.  You consult the stars because you want to know what life is about to throw your way.   So, if you want to have a nice time in this world you need to be ready to take disappointment as a gift and also see the pain behind the pleasure.  There is no nirvana here.  It is a mixed bag.  It has always been a mixed bag, and it will always be a mixed bag. 

Size ilişkiye girmeyin demiyorum. Bir ilişkiniz olsun. Ama bunun sorunlarınızı gidereceğini sanmayın. Yeni sorunlar yaratacaktır. Çünkü sorun sizsinizdir. Siz olayları olduğu gibi kabul edip keyfini çıkaramıyorsunuzdur. Belirli bir şekilde olmasını istiyorsunuzdur. Üzücü olan şu ki hayat, sizin nasıl istediğinizle ilgilenmez. O size kendi vermek istediğini, siz isteseniz de istemeseniz de verecektir. Yıldızlara danışırsınız önünüzü görmek için. Yani, eğer bu Dünyada güzel vakit geçirmek istiyorsanız hayalkırıklıklarını birer hediye olarak görüp, hazzın ardında yatan acıyı görmelisiniz. Burada nirvana yok. Karışık bir sepet var. Her zaman karışık bir sepetti ve her zaman da karışık bir sepet olarak kalacak.

There’s nothing ‘spiritual’ about spirituality- Spirituellik ile ilgili 'ruhsal' bir şey yoktur.

Would you want to get romantically involved with someone who had no spiritual inclinations, but was a good person? They’re the best. There’s nothing ‘spiritual’ about spirituality.   A good person is a spiritual person. ‘Spiritual’ doesn’t really solve any problems.  Spiritual only means that someone admits they don’t know who they are.  It does not put them above the ones who don’t admit it.  I see so many spiritual types here every day and in many ways they are in worse shape than the ordinary hard working worldly types. 

Spirituel eğilimi olmayan, iyi bir insanla romantik bir ilişkiye girmek ister misiniz? Onlar en iyisidir. Spritüelliğin ruhsal bir yanı yoktur. İyi bir insan ruhsaldır. Spiritüel olmak sorunları çözmez. Spiritüel olmak sadece kim olduğunuzu bilmediğinizi itiraf etmektir. Ve bu onu itiraf etmeyenlerden daha üstün kılmaz. Ben burada her gün spiritüel tipler görüyorum ve birçok anlamda sıradan çalışkan insanlardan daha kötü durumdalar..

What is the mystery of love? Aşkın sırrı Nedir?

There is no mystery. You found a guy? He’s a lonely guy who wants love, just like you.

Sır yok. Birini mi buldunuz? O da sizin gibi sevgi isteyen bir yalnız. Hepsi bu kadar.

Sevgilerimle

        *

With My Love

 

Şile

Haftasonu birden Şile'ye gitmeye karar verdim. Yolda gözlemecilerde durmadan da edemedim.
*
This weekend at once I decided to go to Şile. I couldn't help myself stopping at the gözleme place..



Doğa Club'ta dinlendim.
*
I have rested at Doğa Club






                En son da bu manzarayı seyrederek balık yedim.. 
*
              Finally I ate fish having this view   

Sevgilerimle
*
With My Love
                                                   

25 Haziran 2011 Cumartesi

Bebek Cafe Nero ve Mangerie

En sonunda bloğuma fotoğraf eklemekle ilgili sorunu çözdüm. Ve ilk olarak sizinle Bebek'te geçirdiğim bir günle ilgili fotoğraflarımı paylaşmak istiyorum. Sevdiğim mekanlardan biri Cafe Nero, huzurlu bir mekan, hoş bir müzik, güzel bir ortam ve harika bir manzara..
*
Finally I have managed to solve the problem of loading pictures to my blog. First I want to share my pictures about a day spent in Bebek. One of my favourite spots is Cafe Nero, a peaceful place, nice music, a beautiful setting and a wonderful scenery.

Fotoğrafları seven biri olarak mekanın içindeki fotoğraf dekorlarını çok seviyorum.
*
As a person who likes photography I like the decoration with pictures.

Yürüyüş esnasında gözüme çarpanlar
*
Some spots during my walk

Emirates reklamları
*
Advertisement for Emirates



Köpekler aşkı bulmuş
*
The dogs have found love

Bu köpek belki 20 kere geldi gitti, sırtını kaşımak için ağaca
*
This dog maybe 20 times has been up and down to scratch his back on to the tree.



Mangerie Restoran'ın terasından Manolya
*
Magnolia from the terrace of Mangerie Restaurant


Ay tutulması akşamıydı. Şeylacığımla hasret giderdik, derin konulara girdik..
*
It was the day of the lunar eclipse we caught up with dear Şeyla and were into deep topics..

Dün akşam yine bir Joaquin Cortes gösterisindeydim. İki bayıldığım sanatçının bu klibini sizinle paylaşmak istedim.
*
Yesterday evening I was at a Joaquin Cortes performance again. I want to share this video with two artists I love very much..

Sevgilerimle
*
With My Love

Kontrol Edilme _ Being Controlled


En büyük korkularımdan birinin ilişkide kontrol edilmek olduğunu kavradım. Bu bende nefes alamama, boğulma hissi yaratıyor..
Değer verdiğim özgürlüğümü elimden alıyor hissine kapılıyorum. Bir de ağır bir baskı enerjisi hissediyorum, karanlık bir enerji..Sanki karşı tarafın bir derinliği var, ama bunu bana göstermeye niyetli değil..Beni sert bir güç oyunu ile orada tutmaya çalışıyor, o derinliği ise paylaşmadan kendine saklıyor..Böyle bir ilişkide aslında istediğim yakınlığı kuramıyorum ve güvenilmiyorum hissini taşıyorum. Aynı zamanda ben de kendimi incinebilirliğim ile açamıyorum, açtığım kapıları kapamaya başlıyorum, güvende hissetmiyorum.
Bu konuda büyük bir duyarlılığım var, kokusunu hemen alıyorum. Böyle yetiştirildim, çok iyi tanıyorum o hissi.

Çok çeşitli türleri var kontrolün. Her türlü beklenilmeyen, önceden kestirilemeyen, haber verilmeyen davranışla ilgili hesap sorar karşındaki kişi..Bazen arkasında bastırılan bir öfke hissedersin. Açık bir nokta var mı diye irdelene irdelene deşilir anlattıkların. Her şey ile ilgili izin alman istenir, izin almadan adım atamaz hale gelirsin. Karşı tarafın kendini güvende hissettirmeyen bir davranışın varsa da kendini kötü hissetmen sağlanır ki bir daha yapmayasın. Bu genellikle kinayeli, imalı bir tavırla yapılır.
Bir anda  baskın yapılır sana, olmadık yerde karşında bulursun o kişiyi, ya da en olmadık yerde telefonun çalar, hesap vermek durumunda kalırsın..O telefonla öyle sorular ve konuşmalara yönlendirilirsin ki, yanında ‘şüpheli biri’ varsa rahatsız olsun söylemek zorunda bırakıldıklarından!!

Bunlar daha direkt kontrol şekilleri..Bir de dolaylı olanlar var. Karşı tarafın kendini güvende hissedeceği kadar ilgi göstermemişsen o an, kıskandırılma olaylarına girilir. Gözünün önünde bir başkasıyla, senden daha güzel biriyle flört edilir..En can acıtıcı hassasiyetlerin öğrenilir ve kedi ciğerle oynar gibi oynanır senle..Böylece tasmalı bir köpek gibi, sahibinin izin verdiği mesafede kalmak zorunda kalırsın. Bağımlı kılınarak da kontrol edilebilirsin. Hoşuna giden şeyler yavaş yavaş öğrenilir, yapılır, sen alıştırılırsın..Ve sonra da istenilen yapılmadığı takdirde mahrum kılınırsın. Paraya ve rahata alıştırılırsın, kendi ayakların üzerinde durman engellenmeye başlanır..Ne gerek var, ben sana en iyi şekilde bakıyorum mesajı verilir ve sonra da bu sana karşı kullanılmaya başlar. O rahata, konfora alışırsın, ama bir şeyler de sıkar seni, canlılığın elinden gider..Yaşam gücün emilir, yeni korkuların oluşur, ya elimden alınırsa diye..Ve sonra bağımlılık ile sevgiyi karıştırmaya başlarsın. Hangisi nerede başlıyor, nerede bitiyor karıştırırsın, her şey iç içe geçer..uzun süre devam edersen, kendinle bağın öyle kopar ki, bir sis perdesinin içine girip çıkamazsın..

Ben oyunlarım ötesinde ruhun çıplaklığında derinleşerek, sevgiyi büyüterek yaşamak istiyorum ilişkileri.. Ya siz?

Sevgilerimle

*
I became aware that one of my biggest fears in relationships is being controlled. I feel like not been able to breath and suffocating.
I feel like my freedom, which I care a lot about is in danger. I also feel some heavy pressure energy, a dark energy. The other has a certain depth, but is not willing to show me this. Instead tries to keep me there with some tough power games and keeps the depth for him/herself. In this kind of relationship I can not establish the intimacy I am longing for and feel that I am not trusted. Also I can not open myself in my vulnerability or I start to close the doors I have opened before. I have a huge sensitivity towards this energy and can smell it very quickly. I have been raised like in this way, I am very familiar with it.

There are different kinds of control. The other person asks explanation about every unexpected, uninformed, unknown behaviour. Sometimes you feel a suppressed anger underneath.
Your explanation will be questioned in detail in order to see whether there is a missing spot. You are asked to ask for permission all the time. So you can not move without having permisision. If there is a behaviour that makes the other person feel insecure, he or she will make you feel bad to reassure you won’t do it again. This is been done in a synical, sarcastic and indirect way most of the time. You can find the other person unexpectedly in front of you at once. Or your phone rings at a very unappropriate occasion, you are pushed to answer questions and give explanations in a way that if there is a ‘suspectful someone’ around, he/ she  will feel uncomfortable!

These are more direct ways of control..There also indirect ones. If you don’t give attention enough to the other one in a way that he/she will feel secure, jealousy games are being started. The person will start to flirt with a more beautiful person around in a way that you can see it happening. Your most sensitive vulnerabilities are being learnt and the other person uses these in his/her games. So you become like a dog that only can have the permitted distance from his owner. You can also be controlled by becoming dependant. Slowly slowly he/she learns what you like and dislike and gives you what you want untill you get used to it. Afterwards if you don2t act accordingly it will be taken away. You can made dependant on Money or/and comfort. The other person limits your standing on your own feet. They give you the message: Why should you do this? I am taking so very good care of you. Afterwards this is used against you. You become used to the luxury and comfort, but something will be missing, boredom will be there. Your aliveness will be taken away. You life source diminishes, you will have some new fears of deprivation..And than you start mix up dependency with love. You will Loose your sense of which is what..If you continue for a long while you Loose your contact with yourself in a way, that you feel that you are lost in a mist and don’t know how to get out anymore.

I prefer to be in love relationships, wherein I can be naked soulwise and can go deeper. And You?

With My Love