12 Mayıs 2014 Pazartesi

Inna Segal Türkiye Mektubu- Turkey Letter Inna Segal





Türkiye’nin açık kalpli insanlarına ;

Ülkenizi ziyaret etmek ve size bedeninizin inanılmaz bilgeliğini keşfetmek için fırsat sunmak benim için büyük bir zevk.
Benim yeteneğim, bedeninize bağlanmanın, iletişim kurmanın kompleks yapısını anlamak ve bedeninizi ‘son derece kolay’ yöntemlerle iyileştirmek.
Bunu yapabiliyorum çünkü genç yaşlarda beni yatağa düşüren bel ağrısı, sedef hastalığı ve sindirim sorunu gibi hastalıklarımı iyileştirdim.
İnsanların bedenlerinin içini, auralarını ve enerji alanlarını görmek gibi bir yeteneğimin olduğunu keşfettim.

Son 8 yılda Dünya çapında seyahat ettim ve insanlara bedenlerini nasıl iyileştirebileceğini ve hayatlarını nasıl dönüştürebileceklerini öğrettim.
Benim eğitimini verdiğim workshop sizin içsel bilgeliğinizin mesajlarını nasıl okuyacağınızı anlamaya olanak veren iyiliğiniz’e yaptığınız bir yatırımdır.
Seyahat programım çok yoğun olduğundan bu workshop ile iyileşmeyi öğrenmek sizin için güçlü bir fırsat.

Workshoplarda daima insanların mevcut ve gerçek sorunlarına dayalı eğitim veriyorum.
Bütün workshopların insanlara gerçekten yardımcı olmak için eşsiz olarak tasarlanmasının nedeni budur.

Biz negatif inançları dönüştürme, sınırlayıcı duygular ve hücresel düzeyde atalarımızdan gelen DNA kayıtları üzerinde çalışıyoruz.
Sezgisel enerji ile bağlantı kurmayı öğrendikçe ve onunla çalıştıkça önsezileriniz artacak, renklerle iyileşmeyi keşfedecek,
sinir sisteminiz üzerinde çalışmayı ve daha bir çok şeyi öğreneceksiniz.

Bu workshop oldukça pratik öğretiler içeriyor ve sağlık durumunuzu iyi anlamda değiştirecek
Hayatınızda büyük ve derin bir değişiklik yapmak için sabırsızlıkla bekliyorum.

En içten sevgilerimle,
Inna




INNA SEGAL 17-18 MAYIS BEDENİN GİZLİ DİLİ SEMİNERİ – İSTANBUL

·        Inna’nın Dünya çapında ödüllü ‘Bedenin Gizli Dili’ kitabı Kampa Workshops tarafından Pupa Yayınları aracılığı ile Türkçe’ye çevrilmiştir. Kitabı isterseniz size gönderebiliyoruz. Kargo masrafı dahil 25 TL.. 

Seminerle ilgili bilgi almak için aşağıdaki numaralardan irtibata geçebilirsiniz:
              İletişim:  +90 538 354 44 49  info@kampaworkshops.com  




*

To the open hearted people of Turkey,

It is my great pleasure to visit you wonderful country and offer you an opportunity to discover the incredible wisdom your body has to teach you.

My talent is to make the complex understanding of connecting, communicating and healing your body extremely simple. I am able to do that because after healing myself at a young age from debilitating back pain, psoriasis and digestive problems, I discovered that I have a gift of seeing into people's bodies, auras and energy field.

Over the last 8 years I have been travelling around the world teaching people how to heal their bodies and transform their lives.

The workshop I teach is an investment into your well being as it allows you to understand how to receive messages from your inner wisdom and heal.

As my travel schedule is very busy this is a powerful opportunity for you to learn from me in your country.

In the workshop I always tune into all the people who are present and teach based on what the real issues are. This is why each workshop is uniquely designed to help those that are there.

We work on transforming negative beliefs, limiting emotions and cellular and ancestral memories. As well as learning to connect to and work with Divine energy, increasing your intuition, discovering colour healing, working on your nervous system, and much more.

This workshop is very practical and will change your health.

I look forward to making a real difference in your life.
With love Inna



All the best, love Inna 

11 Mayıs 2014 Pazar

Dümeni Başkasına Vermek - Giving the Steering Wheel To Someone Else



Bazen vazgeçtiğimizi düşündüğümüz nokta, tam da teslimiyeti öğrendiğimiz nokta oluyor.
Herşeyi denedim olmadı, hiçbir zaman olmayacak galiba.. Bu hayatta istediğim bana verilmeyecek galiba, dediğimiz, tüm çabayı bıraktığımız ve belki öfke belki gözyaşları içinde çöktüğümüz nokta, gerçekten kontrolü bıraktığımız ve teslimiyeti denediğimiz bir yer olabilir. Dileklerimizi bizden öte bir gücün gerçekleştirebilmesi için izin verdiğimiz bir nokta..O ana kadar önermelerimizi yapar, isteklerimizi göndeririz, ama olması için, ilahi düzenin bize hediyelerini verebilmesi için alan tanımayız. Hatta girmemesi için kendimizi yorar, çabalar izin vermeyiz.
O kadar çabalıyorum olmuyor deriz.
Teslim olduğumuzu zannederiz. Ancak gerçek teslimiyeti deneyimlediğimizde anlarız ki, aslında daha önce kontrol edermişiz.
Koltuğa yaslanıp, dümeni yüksek benliğinize vermek ve yol almak .. Oraya varmak o kadar keyifli ki..
Bu sorumsuz olmak, yapılması gerekeni yapmamak demek değil..
Ben zaman zaman deneyimliyorum. Çok keyifli, mükemmel yaratımlar, olağanüstü bağlantılar ve zarafetle yol alma var orada. Ama siz yoksunuz. Ben yaptım diyemezsiniz, sizden öte bir düzen bir yaratım var orada. Size sadece tadını çıkarmak kalır. Herşey önceden ayarlanmış da , siz de yap bozun bir parçası olarak, büyük düzendeki yerinizi alırsınız gibi. Akıntıya kürek çekip küçük Dünyanızda kalmak yerine..
Bugün dümeni bir başkasına vermeğe ne dersiniz?

Sevgilerimle

*
Sometimes the moment that you give up, is exactly the moment that you learn surrender. I tried everything, it didn't happen, it looks like it will never happen..The moment comes when you say, in this lifetime the things that I want will not be given to me and you will leave all struggle behind, maybe you burst into tears or have a rage attack..This exactly could be the moment in which you really let go of control and experience surrender. A moment you allow your wishes to be fulfilled by something larger then you. Until that moment we could do our affirmations, make our wishes, but we won't allow the divine intelligence to interfere in order to manifest our dreams. On the contrary we could exhaust ourselves in order not to let it in.
We could say I am putting so much effort in it, but nothing happens. We think that we have surrendered. But when we really surrender, we can look back and see how much control there was.
Leaning backwards and giving the steering wheel to higher self and move forward.. It is such an enjoyable place. This does not mean being irresponsible and doing what we should do.
I experience this state of mind from time to time. Moving forward with grace, enjoying a lot, excellent creations, incredible connections happen from this space.. Only you are not there. You can not say, I did it, there is a creation a divine order beyond you happening. The only part you play is enjoying the ride. It feels like everything is preordained, you are a puzzle piece exactly fitting in and playing your role in divinity... Instead of going against the stream in your little World.
What about giving the steering wheel to someone else today?

With My Love

24 Nisan 2014 Perşembe

Diğerleri Stefano D'Anna - Others by Stefano D'Anna




DİĞERLERİ

Tek başınalığa karşı diğerleri yaşamımızın en ilginç kutuplaşmasıdır. Tıpkı aydınlık ile karanlık, korku ile sevgi, yaşam ile ölüm gibi çetin bir ikilidir. Biri varken diğeri gerçekleşemez.

Hiç bir ebeveyn, okul, akıl hocası, öğretmen ya da üniversite bize diğer kişilerin ne anlama geldiğini, neyi ifade ettiklerini ve neye hizmet ettiklerini öğretmedi. Dahası, hiç kimse onlardan nasıl faydalanacağımızı, onları nasıl idare edeceğimiz konusunda bizleri bilgilendirmedi.

Sen sadece kendinle karşılaşabilirsin. Her karşılaştığın kişi, görünenin ötesinde, içsel bir mesafeyi ölçer, içindeki sen ve kendin arasında var olan mesafenin dışa vurumudur. Diğerleri ile karşılaşmanın en gerçek ve en kazançlı neticesi budur.

Kendimden ne kadar uzalaşırsam, aradaki mesafe o kadar çok başkalarıyla, sıradanlıkla, sayısız zorluklarla ve çoğu hoş olmayan olayalar karmaşası ile dolu olmak durumunda kalır.İçimdeki uzaklığı ne kadar çok kapatırsam, Dünya kendimle arama o kadar az nüfus edebilir.

Olaylara anlam yükleyen, hayatımızı kalabalıklaştıran insanları yaratan sizlersiniz. Onların ahlaki davranışlarından, eylemlerinin, tepkilerinin ve anlayışlarının niteliklerinden siz sorumlusunuz. İster bir saniye ister bir ömür boyu sürsün, onları aydınlatmak, ya da karanlıkta bırakmak sizin elinizdedir. Onları hayatınızda tutabileceğiniz gibi gitmelerine de izin verebilirsiniz. Dünya, sadece size dayalı olarak, insanların var olduğu ve olayların gerçekleştiği bir ışık ve gölge oyunundan ibarettir.

Diğerleri bizim Oluş durumumuzun yansımalarıdır. Belli durumların içimizden yok olması demek, belli olayların ve insanların yaşamımızdan yok olması demektir.

Zamandan bağımsız olmak yaşamı son derece kolaylaştırır. Kendinizi zamandan özgürleştirin. Kendinizi diğerlerine duyduğunuz hipnotik ihtiyaçtan arındırın. İçinizdeki cennete ulaşmak için kendinizi eğitin. Cennette yaşamanızı sağlayacak ne bir rol, ne bir arkadaş ne de bir iklişki var. Sadece siz, kendiniz bunu başarabilirisiniz. Hiçbir evlilik, müzik, uyuşturucu madde size mutluluğu ve cennetti vaat edemez...hiç bir politika, din, master, guru..kendi dışınızda hiç kimse bunu gerçekleştiremez.

Stefano D'Anna ( Agenda and Diary for Dreamers'tan alıntıdır)
http://www.sinediepublishing.com/

*

OTHERS

Solitude vs. others is a most interesting polarity of our lives, must crucial dichotomy, like light and darkness, fear and love, life and death. If there is one, there cannot be the other.

No school, no parent or mentor, no teacher or university taught us what is the meaning of the others, what are the others all about and for what reason they are there. Moreover nobody gave us instructions on how to 'make use' of them- to handle them.

You can only meet yourself. Whoever you meet, beyond the surface, is measuring, registering an internal distance, the gap existing between you and yourself. This is the real and most profitable outcome of encountering the others.

The more you are separated from yourself, the more this space must be filled with others, stuffed with casualness, with a multitude of adversities, with a crowd of events, most of which are unpleasant. The more you fill the inner gap the less the world intrudes between you and yourself.

It is you who gives significance to events, who creates the people crowding your life. You are responsible for their moral behavior, the quality of their actions and reactions, their understanding. It is in your power to illuminate them or to switch them off, for a second or a lifetime. You can speed them up or you can slow them down. You can keep them or let them go. The world is an appendix, a game of lights and shadows where people exist and things happen only because you are.

For a real man, meeting others is only a stratagem to know oneself, to discover one's own incompleteness and heal it.

The others are projections of our states of being. When certain states disappear from inside, certain events and certain people disappear from our lives.

Liberate yourself from time. Liberate yourself from the hypnotic need for others. Train yourself to have a paradise inside- a portable paradise. There is no role, friend, relationship, that can make you live in paradise. Only you, yourself can do it. No marriage, no music, no drugs can give you paradise or happiness. No politics, no religion, no master, no guru can do it-no one, out of yourself.

Stefano D'Anna  excerpt from Agenda and Diary for Dreamers
http://www.sinediepublishing.com/ 

13 Nisan 2014 Pazar

Tutuklu Kalmak - Being Stuck



Eğer hayatınızın bir noktasında tutuklu kaldıysanız, ne ileri ne geri adım atamıyorsanız kendi içinize dönün. Dürüstçe kendinize sorun: İlerlemek isteyen yanım ne diyor? Ya diğer yana gitmek isteyen yanım. Çünkü bu genellikle iki farklı yöne gitmek isteyen iki ayrı kutubun eşit derecede güçlü olmasıyla oluşan  bir durum. Mesela size göre vasat bir ilişkide ne mutlu olabiliyorsanız, ne de buradan çıkabiliyorsanız..Bir bakın bu durum hangi şekilde size hizmet ediyor. Belki bir ilişkide olmak isteyen yanınızla, özgürlüğü isteyen yanınız eşit derecede güçlü.. Sizi vasat ve görüşme sıklığı düşük bir ilişkide tutuyor olabilir bu durum.. Ya da alışkanlık ve güvene değer veren yanınız ile aşka ve genç kalmaya önem veren yanınız çarpışıp sizi bir noktada tutuyor.. Yeterince derininize inin, mutlaka cevaplar gelir.. sonrası ise sizin seçiminiz..

Sevgilerimle

*
If you are stuck in one area of your life. You can neither move forward nor move backwards, it is time to look inside yourself. ask yourself honestly: What is the part which wants to move forward saying? And what is the other part saying? Because this usually happens, if you have two sides inside you, which want to move to different ways at the same time, with the same willpower. For example if you are in a mediocre relationship in your point of view and you are neither happy nor can move out of it.. have a look and see how this serves you..Maybe the part which wants a relationship is as strong as  the part which prefers to be free..This can hold you in a relationship which is mediocre and has a low frequency of meeting each other. Or the part which things safety and habit is valuable is as strong as the part which says Falling in love and rejuvenation.They both clash with each other and you are stuck at a certain spot. Go deep inside enough, answers will definitely come. Afterwards it is only a choice..

With My Love


2 Nisan 2014 Çarşamba

1 Nisan 2014 TV8 Saba Tümer ile Bu Gece


İlişkiler, özellikle ikili ilişkiler ve isteklerimizi nasıl hareket geçiririz konularını içeren
Keyifli bir sohbet
*
An enjoyable talk on Relationships, especially romantic relationships and on how to create what we want..




Sevgilerimle
*
With My Love

21 Mart 2014 Cuma

Ben Böyleyim..Çünkü - I Am Like This..Because



Hayatınızda ' ben böyleyim çünkü...' dediğiniz alanlara dikkat edin. Çünkü, astrolojik haritam böyle..Çünkü, annem veya babam böyle..Çünkü , Tanrı beni böyle yaratmış..vs..
İşte o alanlar, egonuzun 'ben bulunduğum yerden bir adım öteye gitmeye şu an niyetli değilim' dediği alanlar. 'Bulunduğum yerden memnunum, buraya mıhlandım. Geçerli de kanun gibi güçlü bir nedenim var. '.. Bu noktayı aşmak istemeyen, iyileşme seansını yaşamasına rağmen bu noktayı halen besleyen kişiler, tekrar eski enerjiyi yaratıp oraya geri dönüyorlar..
O durakta beklemeyi ve kurban olarak yaşamayı seçiyorlar. Belki bir yanları bir sonraki aşamaya hazır, ama o durağı seven egoları henüz değil. Belki o durakta bir ömür geçirecekler, belki de hazır olduklarında adım atacaklar.. İyileşme bir anda olabilir, yeter ki egonuz o duraktan ayrılmaya, o duraktan ayrılmanın sorumluluğunu almaya hazır olsun..

Bakın bakalım, bugün nerelerde ve hangi koşullarda.. 'Ben böyleyim..Çünkü'.. diyorsunuz..

Sevgilerimle

*
Be careful of the areas in your life where you use 'I am like this, because..' Because my astrological chart is like this..Because my father is such.. Because my mother is such..Because God created me like this..
Exactly this are the areas in which your ego is saying ' I do not intent to go anywhere else. I am happy where I am, I am anchored here...And I have a very acceptable reason for this..' People, who do not want to go beyond this point , will feed the old energy even after a healing session and will recreate the energy.
They choose to be a victim and to wait at that station. Maybe a part of them is ready for the next step, but not the part of their ego, which likes to stand on this station. Maybe they will spent a lifetime at the same spot, maybe when they are ready they will move further..Healing can be in an instant, if your ego is willing to go beyond this station and if your ego is ready to take the responsibility for the next step..

Maybe today look at your life .. Where and which situations are you saying 'I am such..Because..'

With My Love