19 Eylül 2015 Cumartesi

Danışan Kolaylıştırıcı İlişkisi- Relationship between Counselee and Facilitator



Bir seansta kolaylıştırıcı, danışanın gerçekleştirmek istediği atılımı yapabilmesi için ihtiyaç duyulan güvenli, sevgi dolu alanı yaratandır.
Kolaylaştırıcı; kendisini şifalandırmış ise, kendi üzerinde derinlemesine çalışacak cesarete sahip olup dönüştürmeyi başarmış ise, danışana bu arınmışlığın alanını sunar. Bu alanda, danışan telepatik olarak; farkında olsa da, olmasa da daha önce aynı yoldan geçilmişliğin yol göstericiliğini, şifanın olası olduğunun inancını okur. Daha yüksek bir bilinç düzeyinde, tek başına farkına varamadıklarını görmeye başlar. Bazen çok kısa sürede mucize diyebileceğimiz iyileşmeler, dönüşümler gerçekleşir.
Ancak bunun için danışanın koşulsuz bir teslimiyet içinde olması gerekir.
Şifa, yüksek benliği ile kendisi arasında gelişir. Kolaylaştırıcı ise aradaki köprüdür sadece..
Kolaylaştırıcı, kendini süreçte ne kadar çok aradan çekebilirse, seansta o kadar başarılı olabilir. Henüz kendini iyileştirmemiş ve bununla yüzleşmeye hazır olmayan bir kolaylaştırıcı, farkında olmadan danışanın atılım yapmasını gizli gizli sabote eder. Çünkü danışanın yapacağı atılım onu da dönüştürecektir..Ve o belki de buna hazır değildir.

Aynı zamanda şifayı kolaylaştırıcının yapacağına düşünen ve onu sınavlara tabii tutan şüphe içindeki bir danışan da mucizesini gerçekleştiremez. Böyle bir danışan bazen, daha önce seans almış olanlardan ayrıntılı bir şekilde nasıl bir yolculuk yapacağını detaylı olarak öğrenerek gelmiş olabilir, ya da çeşitli köşeye sıkıştırdığını düşündüğü sorularla kolaylaştırıcının bilgisini, yeterliliğini sınayarak gerçekleri saptırıp ve gizleyebilir . İçinden : 'Eğer iyi bir kolaylaştırıcı isen, bilginin içine gizlediğim hileleri bulursun, ya da söylemediklerimi ortaya çıkarırsın ve bunları dile getirirsen sana güvenir ve teslim olurum.' şeklinde düşünmektedir. Ancak tam da bu tutum ve şüphe, yüksek benliği ile arasındaki köprüyü yıkar. Kolaylaştırıcının alanı okumasını zorlaştırır. Danışan, gücünü kolaylaştırıcıya vererek, koşulsuz teslim olmayarak, zihinde kalarak ihtiyacı olan bilinç sıçramasını yapamaz.

Aslında hem kolaylaştırıcı, hem danışan kontrol içinde değilse, evren birbiri için mükemmel eşleşme içinde tarafları biraraya getirir.

Teslimiyet içinde, bükülmez bir niyetle gelen Danışanın seansında ne kolaylaştırıcı, ne de danışan vardır aslında. İlahi bir kanaldan muazzam bir akış vardır, bir mucize vardır. iki tarafı da büyüleyen ve büyüten..Kolaylaştırıcı bu muazzam yolculukta pay aldığı için şükran hisseder, iki taraf için de sunulmuş inayet içinde bir hediye vardır..
Mucize dolu seanslar yaşamanız ve yaşatmanız dileğiyle..
Sevgilerimle
*
During a healing session, the facilitator is the creator of a safe and loving space, in which the counselee can jump into his breakthrough.

If the facilitator, has healed him or herself enough, has had the courage the manifest a transformation
in itself, it can provide the clean space for the counselee to jump.
The counselee will in this space feel telepathically, whether he/she is aware or not the faith that healing is possible and the experience of someone, who made it. He/she will become aware of her own depth in the provided pool of higher consciousness, which she/he would not be able to see in her own field of consciousness. Sometimes in an instant miracles and healing take place.

But in order to access this, the counselee should be in total surrender.
The Healing takes place between the counselee and its higher consciousness. The Facilitator is only the bridge in between.

The session will be successful to the extend of the facilitator being able to put itself out of the equation. A facilitator, who has not healed itself and is not ready to face itself , whithout being aware will secretly sabotage the healing subconsciously. The breakthrough of the counselee will transform it too. And maybe the facilitator is not ready for this.

At the same time a counselee, who believes that the healing is in the hands of the facilitator and will test the facilitator in different ways being in doubt can not realize its miracle. This kind of counselee, sometimes will get all the details about the session from all the friends, who prior to them have experienced the session and will 'know' what will happen each second along the way. Or will trigger the facilitator with tricky questions, hidden data and secretive behavior. In this way tries to find out how competent the facilitator is. Secretly it will think: ' If you are a good facilitator, you will find the faults in my information or you will tell me about the essential information I have not given you. Only than can I trust you and let myself go.' But exactly this attitude and doubt will prevent it from accessing the higher consciousness. It will make it difficult for the facilitator to read the information.
The counselee, in this regard has given its power to the facilitator, by not surrendering unconditionally, by staying in the windmills of the mind can not make the jump.

Actually if neither the facilitator nor the counselee are in control, the universe provides the perfect matches for each other..

In a session, in which the counselee, lets itself go with an unbending intent, there is nor a facilitator neither a counselee. There is a flow from a divine channel, there is a miracle. The miracle will mesmerize and provide growth for both parts. The facilitator will feel blessed and in gratitude being the witness of such a healing. This will be a graceful gift for both parts.
I wish all of you sessions, in which miracles take place..
With My Love

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme