24 Ağustos 2015 Pazartesi

Grinin Elli Tonu - Fifty Shades of Grey



Nedense uzun bir direnme döneminden sonra merakımdan ' Grinin Elli Tonu' filmini seyrettim. İlk aşkını, ilk cinselliğini yaşayan bir kadının oyun odası altında kırbaçlarla ve acı veren aletlerle dolu bir odada sevdiği adamın zevklerini tatmin etmek üzere nasıl manipüle edildiğini seyrettim.. O andan itibaren Tanrım beni böyle bir tutkudan koru diye dua ederek seyrettim.
Mezuniyetine bile mazaret bulup gelemeyen bir annenin kızı olarak (gerçi sonra fikri değişip gelse de)  ilgiye, yakınlığa olan açlığı, hiç ummadığı anlarda çok özel jestlerle yanında beliren bir adamın ilgisi ile aşka dönüşürken, bu aşkın tensel kısmında davet edildiği acı çekmeyle bedel ödüyordu. Bu iki yaralı ruhun biraraya gelmesiyle oluşanları anlatan psikolojik bir filim olarak görülse, bence sorun yoktu.
Ama bu filmi, sevgililer gününde lanse ederek, adeta yeni romantizm, ilişki modeli olarak piyasaya sürmek bence çok acı..

Hollywood ve tüm medya rating kaygısıyla, daha dramatik, şaşırtıcı, sıra dışı ilgi çeken ne bulabilirim kaygısıyla yeni ürünler üretirken, sosyolojik olarak toplum üzerinde nasıl bir etki yarattığının sorumluluğunu da almalı fikrindeyim. Bu filimler, Dünyanın birçok ülkesinde birçok kişi tarafından seyrediliyorsa bence, sosyologların sansüründen geçmeli..

İki kişinin birbirine aşkı, bu aşkın sevgiye ve tenselliğe dönüşmesi bence bu Dünyanın en güzel hediyelerinden biri..Gerçek yakınlık, sert duvarlarımızı yıkarak, bizi daha kırılgan, daha açık ve duyarlı yapar..Bu güveni karşılıklı hissederek, daha çok açılıp daha derinleşebiliriz. Güzel olan da budur. Cinsellik de, yeni boyutlara açılarak daha zengin yaşansa da günümüzde; bu güven, hassaslık, duyarlılık ile beraber açıldığında gerçek yerini bulur, daha derin bir buluşma şansı için kapı açılır fikrindeyim..

Ve yüzyıllar geçse de bu gerçek hep aynıdır, hiçbir zaman da sıkıcı olmaz..Zenginleştirme çabası içinde, ruhunu unutursak tamamen kaybederiz. Ve o kaybettiğimiz derinliği bulmak adına daha ekzantrik olma çabaları, sadece daha bağımlı hale getirip daha da çok kaybolmamızı sağlar fikrindeyim..

Sevgilerimle..

*

After a long period of resistance I finally watched the movie 'Fifty Shades of Grey' . I saw an innocent woman falling in love, experiencing her sexuality for the first time and being manipulated to satisfy the needs of her lover in a 'play room' full of whips and other painful instruments. From the moment I saw the 'play room' I prayed to God, that I never would have a similar passion and never would see a room like that.

The daughter of a woman, who even found an excuse in order not to come to her daughter's graduation ceremony (although later in the movie she changes her mind) , is longing for affection, love, being cared for. No wonder, that the special care of a man, who finds ways to come and see her in the most unexpected moments with beautiful surprises effects her and makes her fall in love. But in exchange she is invited to pay for it by accepting pain interwoven with sexuality. If this would be seen as a psychological movie of two wounded souls finding each other , there would be no problem.
But launching this movie on Valentine's Day, giving the impression as if this is the new way of relating and romance is according to me very sad.

Hollywood and the whole media has 'rating' as the main concern. They create products, which are more dramatic, more extraordinary, more unexpected... but meanwhile they should take responsibility for the sociological impact of their creations. These movies are seen by many people in different ages in a lot of countries and should  actually be censored by sociologists.

Two people falling in love, to turn this love into an intimate relationship while the bodies are interacting is one of the most beautiful gifts in this world. Real intimacy can happen, when we are able to break our concrete walls in a safe and loving relationship, which will make us more vulnerable and sensitive..If we mutually feel this safe, caring trust we can open up and find deeper layers in ourselves and in each other. This is the beauty of love.
Although in our temporary lives sexuality is opening up to new horizons and is experienced much richer; we can only keep the essence by keeping the values of trust, love and feeling safe to be vulnerable..Only in this way can the richness of todays sexual exploration open up to new gateways of deeper and more satisfying love relationships, in my opinion.

And although ages pass by , the truth remains the same, real love never becomes boring. If in our effort to make things richer, we loose the soul of it, we will loose everything. And in order to find back the depth and taste of love , if we try to become more eccentric, we only become more of an addict and more lost ..

With My Love..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme